- Ameliyatsız Modern Tedavi Teknikleri
Lazerle Kıl Dönmesi Ameliyatı
Ameliyatsız ve konforlu bir yöntem olup, lokal anestezi ile kısa sürede uygulanır ve hastalar aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir. Ağrısız, dikişsiz ve kanamasız olması sayesinde iyileşme süreci oldukça hızlıdır. Ayrıca, iş gücü kaybı minimumdur ve uzun süre yatak istirahati gerektirmez.
- Ağrısız Lazerle Tedavi Yöntemi.
- Yatış Olmadan Aynı Gün Taburculuk.
- Erken İşe Dönüş Fırsatı
- Doku Çıkartma ve Dikiş Atma Gerekmez
- Modern Klinik ve Güvenilir Hastane Ortamı
- Lokal Anestezi Avantajı
+20 Google Yorum
5.0 Hasta Memnuniyeti

Prof.Dr. Adem Dervişoğlu
Genel Cerrahi Uzmanı
Lazer Yöntemi Hastaya Ne Kazandırıyor
Tedavinin uzman bir doktor tarafından yapılması, olası komplikasyonların önlenmesini sağlar. Deneyimli bir cerrah, en uygun tedavi yöntemini belirleyerek nüks riskini en aza indirir ve iyileşme sürecini hızlandırır. Ayrıca, doğru teknikle yapıldığında daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlar.
- Farklı Tedavi Yöntemlerinin Avantajları Kişiden Kişiye Değişiklik Gösterir. Size En Uygun Tedavi Yöntemi Ancak Uzman Bir doktor tarafından yapılacak muayenin ardından belirlenebilir.
Kıl Dönmesinin Neden Olur?
Kıl dönmesi, vücut kıllarının cilt altına girerek iltihap oluşturmasıyla meydana gelir. Uzun süre oturmak, dar kıyafetler giymek, hijyen eksikliği ve genetik yatkınlık en yaygın nedenler arasındadır.
- Hareketsiz yaşam tarzı ve Uzun süre oturmak
- Yetersiz hijyen ve fazla terleme
- Dar veya sürtünmeye neden olan kıyafetler giymek
- Aşırı kıllanma ve kılların cilde gömülmesi
- Genetik yatkınlık
- Fazla kilo ve obezite
Bize Ulaşın
Bize Ulaşın
Telefon Et
Ön değerlendirme ve randevu için danışma hattı· Hafta içi 09:00–18:00
Kıl Dönmesinin Belirtileri Nelerdir?
Kıl dönmesi genellikle kuyruk sokumu bölgesinde ağrı, şişlik ve iltihaplanma ile kendini gösterir. Erken belirtiler fark edilmezse zamanla apseler oluşabilir ve enfeksiyon yayılabilir.
- Kuyruk sokumunda şişlik veya hassasiyet
- Ağrı veya batma hissi
- iltihap veya kötü kokulu akıntı
- Zaman zaman tekrarlayan apseler
- Oturma veya hareket sırasında artan rahatsızlık
- Şişlik bölgesinde kızarıklık
Bize Ulaşın
Bize Ulaşın
Telefon Et
Hasta Yorumları





Ömer Ş.
"Adem hocama çok teşekkür ederim işinin ehli sabırlı bir doktor lazer ile kıl dönmesi ameliyatı oldum ertesi gün işlerime devam ettim"

Nesliban
"Profesör Adem bey hasta ile empati kurabilen hastayı ve hasta yakınını rahatlatan işini hakkıyla yapan bir cerrah iyileşmenin...

Hamza P.
"Adem hocam ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Bizim için zor ve ağrili bir surecte Adem hocamız karşımıza çıktı. Bizleri çok güzel..."

M.Tahir Z.
"Adem hoca çok ilgili ve deneyimli bir hoca çok faydasını gördük. Süreç boyunca herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlattı..."

Dilek C.
"Adem hocama kıl dönmesi şikayetiyle gittim ve lazerle operasyon geçirdim çok memnun kaldım sonraki süreçtede takibi bırakmadı çok teşekkürler."
Kıl Dönmesi Tedavisi
Sıkça Sorulan Sorular
Aradığınız cevabı burada bulamadınız mı? Bizimle iletişime geçin, en kısa sürede yardımcı olacağız.

Tıp literatüründe ‘plodional sinüs’ olarak isimlendirilmektedir. Kişilerin daha çok kuyruk sokumunda meydana gelen bir cilt hastalığıdır. Vücudun sırt, ense, saç derisi gibi bölgelerinden dökülen tüy veya kılların boşluk ve gözeneklerden deri altına yerleşmesi ve o bölgede birikip kistik bir yapı oluşturmasına kıl dönmesi denir. Çoğunlukla kuyruk sokumunda gözlemlense de, göbek deliği ya da vücudun başka bölgelerinde de görülebilmektedir. Genellikle 15-35 yaş arasındaki erkek bireylerde görülen kıl dönmesi hastalığı, kadınlarda da görülebilmektedir. Kıl dönmesi apse, şiddetli ağrı ve kötü kokulu akıntı gibi komplikasyonlara neden olmaktadır.
Kıl dönmesinin nedenlerini araştıran uzmanlar iki olasılık üzerinden ilerlemektedirler. Bunlardan ilki, vücudun sırt, ense, saç derisi gibi bölgelerinden dökülen tüy ya da kılların göbek deliği, kuyruk sokumu ve benzeri yerlerdeki gözeneklerden deri altına girmesidir. Bazı uzmanlar terli bir vücuda sahip olmanın bu olasılığı arttırdığı görüşündedirler. Araştırmalara konu olan bir diğer neden ise daha az kabul gören bir nedendir. Bu teori ise ilgili bölgede doğuştan var olan kök hücrelerin hormonal etkilerin arttığı dönem ile birlikte aktifleşmesi sonucu ortaya çıkmasıdır.
Kıl dönmesinin nedenlerini araştıran uzmanlar iki olasılık üzerinden ilerlemektedirler. Bunlardan ilki, vücudun sırt, ense, saç derisi gibi bölgelerinden dökülen tüy ya da kılların göbek deliği, kuyruk sokumu ve benzeri yerlerdeki gözeneklerden deri altına girmesidir. Bazı uzmanlar terli bir vücuda sahip olmanın bu olasılığı arttırdığı görüşündedirler. Araştırmalara konu olan bir diğer neden ise daha az kabul gören bir nedendir. Bu teori ise ilgili bölgede doğuştan var olan kök hücrelerin hormonal etkilerin arttığı dönem ile birlikte aktifleşmesi sonucu ortaya çıkmasıdır.
Kıl dönmesi, rahatsızlığın başlangıç aşamasında kişinin anlamasını engelleyen belirtilere sahiptir ancak kıl ve tüylerin deri altında toplandığı dönemde belirtiler gözlemlenebilmektedir. Başlangıç aşamasında hastayı rahatsız etmeyen bu belirtiler, hastalığın ilerleyen dönemlerinde dayanılamaz bir hal alabilmektedir.
- Akıntı. Başlangıç aşamasında iç çamaşırda nem bırakan bu belirti kişiyi rahatsız etmez.
- Akıntı ilerleyen dönemlerde mikroplar ile birleşip yeşilimsi bir hal alır.
- Mikroplar ile birleşen akıntı kötü bir koku yaymaya başlar.
- Bazı durumlarda kanlı akıntı da gözlemlenebilmektedir.
- Gözlemlenen diğer belirtiler ise makatta kaşıntı, şişlik, kızarıklık ve ağrıdır.
- Rahatsızlık ilerledikçe ağrı dayanılmaz bir hal alıp kişinin günlük aktivitelerini yapmasını engelleyebilir.
Kıl dönmesinin tanısı uzman hekim tarafından gerçekleştirilmektedir. Fiziki muayene ile oldukça kolay bir şekilde tanısı konulabilen kıl dönmesini teşhis edebilmek için doktor kalça ve kuyruk sokumundaki hassasiyeti, bu bölgedeki şişlik, iltihap ve akıntıyı inceleyip teşhisi koyar. Hasta kıl dönmesi rahatsızlığını çok ağır bir şekilde geçiriyorsa, farklı bir durum olup olmadığını kontrol etmek için hastadan çeşitli kan testleri de istenebilmektedir.
Hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği hastalıklardan biri olan kıl dönmesini tecrübe eden hastalar genellikle ilk etapta hekime danışmaktan çekinebilmektedirler. Hastalığın ilk döneminde akut evresinde olan kıl dönmesi, zamanında müdahale edilmezse kronik hale gelebilmektedir. Hastalık, ilk evresinde tespit edildiği takdirde epilasyon, lokal bakım ve banyolarla tedavi edilebilir. Ancak genellikle erken teşhis edilmeyen kıl dönmesi tedavisinde en çok uygulanan tedavi yöntemleri cerrahi yöntemlerdir. Cerrahi yöntemler ile hastalığın tekrar etme olasılığı da minimuma indirilmektedir.
Kıl dönmesi rahatsızlığının tedavisinde en etkili yöntem cerrahi yöntemlerdir. Uygulanacak cerrahi yöntem ise, hastanın durumuna ve kıl dönmesinin türüne göre değişiklik gösterebilmektedir.
- Lazer Tedavisi: Hastanın durumuna ve ağrı eşiğine uygun şekilde tercih edilen anestezi ile kıl dönmesinin oluşturduğu sinüs kürete edilerek bölgedeki kıllar ve mikroplar temizlenir. Ardından ekstra bir kesiye ihtiyaç duymadan mevcut kıl dönmesi deliğine girilerek dolgu yapar gibi lazer cihazı ile yakılarak kapatılır. Dikiş atılmadığı için hasta operasyon sonrasında gündelik yaşamına devam edebilmektedir.
- Kristalize ya da Sıvı Fenol: Uygun anestezi eşliğinde uygulanan bu yöntemde kıl dönmesinin oluşturduğu sinüs kürete edilerek bölgedeki kıllar ve mikroplar temizlenir. Ardından bu keseciğin içine kimyasal bir ajan olan kristalize ya da sıvı fenol eklenir. Fenol tedavisinde kimyasal madde olan fenolün deri altındaki kıl ve diğer iltihabı alanların eritilmesi ve sonrasında normal yara iyileşmesi gibi dokunun kendini yenilemesi amaçlanmaktadır. Hasta işlemin ardından evine dönebilmektedir. İşlemden sonraki gün ise normal yaşantısına devam edebilmektedir.
- Flep Kapama: Halk arasında yama tekniği olarak bilinen flep kaplama tedavisi hastaya uygun anestezi altında uygulanmaktadır. Bu yöntemde hastalığın oluştuğu bölge tamamen çıkartılır ve kalçadan alınarak daha önceden hazırlanan doku boş kalan alana yama yapılarak alan kapatılır. Bu tedavinin ardından hasta, hastanede 1 gün misafir edilmektedir.
- Lomber Flep Kapama: Temelde flep kapama işlemi ile aynı mantıkta olsa da Lomber Flep Kapama işleminde açılan kesi diğer cerrahi işlemlere göre daha büyüktür. Kesin 10-15 cm arasında olabilmektedir. Hastanın tümden iyileşmesi ve işe dönüş süresi 1 ayı bulabilmektedir. Dikiş olduğu için oturup kalkma sırasında dikişlerin açılma riski mevcuttur. İşlem sonrasında hasta batma hissi yaşayabilmektedir. İyileşme süresi fazla ağrılı olabilmektedir.
- Mikrosinüsektomi: Genellikle lokal anestezi ile uygulanmaktadır. Çoğunlukla dikişsiz olarak uygulansa da bazı vakalarda dikiş görülebilmektedir. Kıl köklerinin bulunduğu sinüsün olabildiğince küçük bir alandan çıkarılması ile gerçekleştirilir. Bazı vakalarda kristalize fenol ile birlikte kullanılabilmektedir.
Kıl dönmesi rahatsızlığı tespit edildiği an tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Hastalık kendiliğinden iyileşmez. Aksine, eğer hızlı müdahale edilmezse kıl dönmesinin oluştuğu alan büyüyebilir ve daha geniş bir alanı kaplayabilir. Bunun sonucunda ise klasik cerrahi gerektiren ile daha geniş bir alanda cilt dokusunun çıkarılması gerekebilmektedir. Kıl dönmesi belirtilerine sahip olduğunuzu düşünüyorsanız çok geçmeden bir cerraha danışın.
Hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği hastalıklardan biri olan kıl dönmesini tecrübe eden hastalar genellikle ilk etapta hekime danışmaktan çekinebilmektedirler. Hastalığın ilk döneminde akut evresinde olan kıl dönmesi, zamanında müdahale edilmezse kronik hale gelebilmektedir. Eğer kıl dönmesi tedavi edilmez ve bekletilirse, bireylerde oluşturabileceği zararlar şunlardır:
- Kaşıntı ve koku şikayeti giderek fazlalaşır
- Apse şiddetini arttırmaya devam eder
- İlgili bölgedeki plodional sinüs sayısı artarak yeni hastalıklara yol açabilir
Hareketsiz yaşamın beraberinde getirdiği hastalıklardan biri olan kıl dönmesini tecrübe eden hastalar genellikle ilk etapta hekime danışmaktan çekinebilmektedirler. Hastalığın ilk döneminde akut evresinde olan kıl dönmesi, zamanında müdahale edilmezse kronik hale gelebilmektedir. Eğer kıl dönmesi tedavi edilmez ve bekletilirse, bireylerde hastalığın getirdiği kaşıntı, koku şikayetinde, apse şiddetinde artış gözlemlenebilmektedir. Ancak kıl dönmesinin beraberinde getirdiği ağrının yanı sıra, tıp literatüründe kıl dönmesinin tedavi edilmediği takdirde cilt kanserine yol açtığına dair bulgular bulunmaktadır.
Lazer Kıl Dönmesi İşlemi Nasıl Yapılıyor ?
Anestezi hastaya uygulandıktan sonra sinüs ağızları denilen kuyruk sokumu üzerinde ki deliklerden bir fırça ya da küret aracılığıyla epitel doku kazınır ve bölgedeki kıllar temizlenir. Buradaki amaç ağrıya ve akıntınya neden olan hastalıklı doku yani epitel dokunun ortadan kaldırılmasıdır. Bir takım özel izotonik sıvılar ve Bathicon yardımıyla enfeksiyonlu doku yıkanarak epitel doku tamamen ortadan kaldırılır. Bu işlem tamamlandıktan sonra lazer probuyla oluşmuş olan kıl yuvasının içine girilerek Lazer cihazından alınan ortalama 10 yada 15 Watt olan enerji 2 cm kalınlığında ucu kristal olan yapıya iletilerek kontrollü bir yanma sayesinde deri altında oluşmuş olan kıl yuvasını kapatır.


Ertelenen Yada Çok İleri Olan Kıl Dönmelerine Yapılabilir Mi ?
Çok büyük olan kıl dönmesi ameliyatlarında EPSİT ( Endoskopik Plonidal Sinüs ) ameliyatı tercih edilmektedir. Bu yöntemde ufak bir kamera yardımıyla görüntü alınarak epitel doku kürete edilir. Bu işlem hiç kıl kalmadığından emin olunabilmesi ve hastalıklı dokunun ne kadar yandığına bakılması amacıyla yapılmaktadır. Bu yöntemin büyük kıl dönmelerinde tercih edilmesinde ki amaç geniş bir yapıyı kontrol etmek ve yanmayan dokuların tesbit edilip tekrar yakılması ve kalan kıl köklerinin endoskop aracıyla bakılarak çıkartılmasıdır. Deri altında geniş olan kıl yuvası önce kürete edilip sonra lazer ile yakıldığı için oluşacak yeni sağlıklı dokular birbirine yapışarak kapanacaktır. Lazer yönteminin en büyük avantajı her hangi bir kesi ve dikiş tekniğinin olmamasıdır. Bu sayede hastalar işlem sonrası ağrı hissetmezler. Bunun yanı sıra erken işe dönüş ve sosyal hayata dönüş gibi avantajları vardır.


Kıl Dönmesi Nedir ?
Kıl Dönmesi tıbbi adıyla plonidal sinüs hastalığı saç, ense ve sırt bölgesinden dökülen kılların kuyruk sokumu bölgesinde birikerek deri altına bir yuva yapması sonucu oluşur. Hastalar rahatsızlığın belirtisi olarak devamlı olarak iç çamaşırlarında ıslaklık hissederler. Bu hastalık kişinin sosyal yaşantısına zarar vermekte ve devamlı olarak kötü kokulu sarı renkte bir akıntıya neden olmaktadır. Kıl dönmesi hastalığının nedeni; deri alınta biriken kılların, sinüs ağızı dediğimiz deri üzerinde oluşmuş olan delikleri tıkaması ve apseleşmeye neden olmasıdır. Oluşan apseleşmeden dolayı hastalarda yüksek ateş kuyruk sokumunda şişme gibi şikayetler de görülebilmektedir.
Kıl Dönmesi Neden Olur ?
Kıl dönmesi hastalığı kadınlara oranla erkeklerde daha çok görülen bir hastalıktır. Kıl Dönmesi hastalığının oluşması için bir çok neden bulunmaktadır. Bunlar günümüz şartlarında önlenebilir nedenlerdir. Önlem alınmadığı takdirde rahatsızlık ilerler ve kişinin yaşam kalitesini etkiler. Evresine göre ameliyatlı ya da ameliyatsız yöntemlerle hastalığa müdahale edilmesi gerekmektedir.
Kıl Dönmesi hastalığının başlıca oluşma sebepleri ;
– Fazla Kıllı Vücut Tipi
– Jiletle Kıl Temizliği
– Hijyen Eksikliği
– Sık Oturarak Çalışmak
– Aşırı Terleme
– Obezite
– Çok Dar Giyinme
Kıl Dönmesi Hastalığı Belirtileri Nelerdir ?
Kıl Dönmesi hastalığı, kendini fark etttirmeden yavaş ve sinsice ilerleyen bir hastalıktır. Bazen hiç belirti vermeden uzun yıllar deri altında bir yuva oluşturabilmektedir. Hastaların en büyük yakınması kuyruk sokumu bölgesinde ağrı, sertlik, şişkinlik ve apseleşme gibi şikayetlerdir. Erken evrede doktora başvurulduğu takdirde bir takım ilaçlar ve günlük yaşantıda değişiklikler gibi önlemler alınarak hastalığın ilerlemesi önlenebilmektedir. Rahatsızlık biraz daha ilerlediği takdirde ilaç fayda vermeyecek; bunun yerine mininal invazif denen ameliyatsız yöntemlere yani lazer, kristalize yada sıvı fenol gibi tedavi yöntemleri uygulanacaktır . Çok fazla ertelenen kıl dönmelerinin tedavisinde mutlaka cerrahi operasyonlar gerekmektedir. Bazı büyük kıl dönmesi ameliyatlarında ciddi doku çıkarımları ve yaklaşık olarak 20-30 kadar dikiş atılması gerebilir. Rahatsızlık ileri evreye gelmeden hastaların hemen doktora başvurmaları tedavi için büyük avantaj sağlar.
Kıl dönmesi Hastalığının Belirtileri;
– Kuyruk sokumunda ağrı
– İrinli kötü kokulu akıntı
– Kuyruk sokumu bölgesinde sertlik ve şişlik
– Ateşlenme
– Bel ağrısı
– Apseleşme
Kıl Dönmesi Ameliyatı ve Tedavisi
Kıl dönmesi hastalığı oluştuktan sonra ne yazık ki kendiliğinden geçen bir hastalık değildir ve ilaçla tedavisi yoktur. Deri altında oluşmuş olan kıl yuvası tedavi edilmediği takdirde daha çok genişler. Hastalarda ağrı ve akıntı gibi problemler daha da fazlalaşır. Kıl dönmesi tedavisinde bir çok farklı teknik uygulanmaktadır. Bunlar hastalığın evresine ve kişinin genel durumuna göre değişen ameliyat yöntemleridir. Başlangıç seviyesi yani çok ileri evre olmayan kıl dönmelerinde lazer ve fenol gibi yöntemler uygulandığında başarılı sonuçlar elde edilebilir. Biraz ilerlemiş olan orta seviye kıl dönmelerinde flep kapama ve mikro sinüsektomi yöntemi veya endoskopik pilonidal sinüs yapılabilir. Çok ilerlemiş olan kıl dönmelerinde lumber flep yöntemi tercih edilir. Kıl dönmesi ameliyatında ve tedavisinde uygun hastaya uygun tedavi yöntemi yapıldığında çok olumlu sonuçlar alınabilir.
Kıl dönmesi tedavi yöntemleri nelerdir?
Kıl dönmesi rahatsızlığının tedavisinde en etkili yöntem cerrahi yöntemlerdir. Uygulanacak cerrahi yöntem ise, hastanın durumuna ve kıl dönmesinin türüne göre değişiklik gösterebilmektedir.
Lazer Tedavisi
: Hastanın durumuna ve ağrı eşiğine uygun şekilde tercih edilen anestezi ile kıl dönmesinin oluşturduğu sinüs kürete edilerek bölgedeki kıllar ve mikroplar temizlenir. Ardından ekstra bir kesiye ihtiyaç duymadan mevcut kıl dönmesi deliğine girilerek dolgu yapar gibi lazer cihazı ile yakılarak kapatılır. Dikiş atılmadığı için hasta operasyon sonrasında gündelik yaşamına devam edebilmektedir.
Kristalize ya da Sıvı Fenol
: Uygun anestezi eşliğinde uygulanan bu yöntemde kıl dönmesinin oluşturduğu sinüs kürete edilerek bölgedeki kıllar ve mikroplar temizlenir. Ardından bu keseciğin içine kimyasal bir ajan olan kristalize ya da sıvı fenol eklenir. Fenol tedavisinde kimyasal madde olan fenolün deri altındaki kıl ve diğer iltihabı alanların eritilmesi ve sonrasında normal yara iyileşmesi gibi dokunun kendini yenilemesi amaçlanmaktadır. Hasta işlemin ardından evine dönebilmektedir. İşlemden sonraki gün ise normal yaşantısına devam edebilmektedir.
Flep Kapama
Halk arasında yama tekniği olarak bilinen flep kaplama tedavisi hastaya uygun anestezi altında uygulanmaktadır. Bu yöntemde hastalığın oluştuğu bölge tamamen çıkartılır ve kalçadan alınarak daha önceden hazırlanan doku boş kalan alana yama yapılarak alan kapatılır. Bu tedavinin ardından hasta, hastanede 1 gün misafir edilmektedir.
Lomber Flep Kapama
Temelde flep kapama işlemi ile aynı mantıkta olsa da Lomber Flep Kapama işleminde açılan kesi diğer cerrahi işlemlere göre daha büyüktür. Kesi 10-15 cm arasında olabilmektedir. Hastanın tümden iyileşmesi ve işe dönüş süresi 1 ayı bulabilmektedir. Dikiş olduğu için oturup kalkma sırasında dikişlerin açılma riski mevcuttur. İşlem sonrasında hasta batma hissi yaşayabilmektedir. İyileşme süresi fazla ağrılı olabilmektedir.
Mikrosinüsektomi
Genellikle lokal anestezi ile uygulanmaktadır. Çoğunlukla dikişsiz olarak uygulansa da bazı vakalarda dikiş görülebilmektedir. Kıl köklerinin bulunduğu sinüsün olabildiğince küçük bir alandan çıkarılması ile gerçekleştirilir. Bazı vakalarda kristalize fenol ile birlikte kullanılabilmektedir.


